Türkiye
kadimdolunay
info@kadimdolunay.com.tr

Kategori: Bab-ı Âh

Gerçek misin, Sihir misin? Şair misin, Şiir misin?

Ömürden İzler

Elem fırçasıyla sürülür yüzümüze ömürden izlerEn mecruh vakitlerde içimize düştü gümrah denizler Sallanır tükenen umutlar yaşamın en korsan dalındaŞimdi ruhumuz da bulanır oldu şu ömür sandalında Kış sardı fasl-ı baharı; gül, çiçek, lale… ne varsa vurduBir güz vakti hayallerimizi düşlerimizden savurdu Savunmasız kaldık nefsin taarruzunda kalkan atarakDevrildi gölgelerimiz üzerimize ruhu kanatarak Bir heva yokuşuna ram…
Devamı

İlk Kelime

Aşk tuttu kalemin elinden…Sayfaların şakağından öperken.Ve damarlarımızdan aşk muştusu geçerken,Çekildi ebru ebru, ve yazıldı suya ilk kelime. “…” Kuşların bahara tebessüm ettiği bir vakitteAvuçlarımda hayatın iniltisiyle uyandım ilk sabaha.Susayan bakışlarla yudumladım bulutların eriyen kanatlarını.İçimde, çürüyen bir hissin yankısı…Yüreğimde, bir kalemin tükenmez yazgısı…Ellerim, susuz bir yaşamın kuraklığını boğazlarkenParmaklarımın arasından sıyrılır bir tohum,Önce Güneş’e düşer, sonra toprağa…Rahmetin…
Devamı

Yollar

Bir muammanın gizemiyle dolanır ayaklarıma yollar.Gitmek veya kalmak arasındaİnce bir çaresizlik hissi düşer duygulara.Adımlarımda, aşina olmadığım bir müziğin takırtısı…Hangi yöne gitsem hep yalnızlık şarkısı…Ayaklarım, yolların alâmetinde yürürken,Ben, kalbimin seyrangâhına süzülüyorum.Yollar, bir tükeniş içinde;Fakat benim, yürüdükçe uzayan yollar var içimde! Kadim Dolunay

Çocukluğum

Çocukluğumun vazgeçilmeziydi hüzün.Gökyüzünden çok, beton zeminlere düşen bakışlarım;Ve en yaralı yanımı en kusursuz saydığım hayallerim vardı.Söyleyemediklerimin ağırlığıyla çekilirken omuzlarım,Hummalı bir nefesin gözyaşına gizlendim.Aynasız caddelerde hep boynu kalbe yakın yürüdüm…Ve masum bakışlarımdan bihaber büyüdüm. Konuşmalara küs, susmalara barışık bir hayatın avucundaİçime gömüldü kelimeler…Ve o vakitlerin şulesinde başladı iç yürüyüşlerimin tutarsız ritmi.Duygulardan sayfalara uzanan depremzede yollar yürüdü…
Devamı

Mavi Bir Düş

Mavi Turkuaz kıyılarında mavi bir düş değer alnımıza.Ve maviyle çizilir ömrümüzün en hûlyalı resmi.Her harfe, bir katre mavi mürekkep sıçrar ses tellerimizden;Bulaşır sözlerimize mavi… Hüznün gri yalnızlığında yolları dinler suskunluğumuz.Her sesin rotasında sonsuzluğa götürür bizi bir mavi.Kirpiklerimiz boyarken gökyüzünü,Ötelerden masmavi bakar düşler gözlerimize.Peygamber çiçeği sevinçler büyür içimizde;Biraz mor, biraz mavi… Yeşil Yeniden hayatın rengini kuşanmış,Daha…
Devamı

Ateşten Mürekkep

Şiirden umman yaptım ırmakların üstüneÇağladı şu yüreğime; susturamıyorum.Ateşten mürekkepler değdi aşk’ın hüsnüneYuttu bütün benliğimi; kusturamıyorum. Hû diyerek yürüdüm kuşların kanadındaAşk zehri döküldü suretime, kan tadındaYükseldikçe küçüldüm, kayboldum adındaAdımı unuttum; beni, çağıramıyorum. Güneşi koydum dalgaların yokuşlarınaHaber verdim ülkemin sürünen kuşlarınaYankılar astım dağların parmak uçlarınaÇığlıklar boğuyor beni; bağıramıyorum. Bir yol gösterir güller, aşkın saltanatındaÇiçekler yürüyünce, kış sendeler…
Devamı

Mukaddes Aşk

Beyhude bir gecede yol bilmez rüzgâr gibiyimEn mutahhir acıların yegâne sahibiyimÖmr-ü zail’de, fani olanla çevrili her yerSineyi kavuran mukaddes aşk’ın talibiyim Firak kurşunu yiyince donar kalır dimağımSüpürülür, düşer çatlaklara cümle mirahımHer acı merhamet merkezine kapı aralarGözyaşları siler, mesrur eyler beni İlahım Kadim Dolunay

Fani Alemin Bestesi

Topraktan yaratılmışların taşlaşmış haline şahit oldum.Vazgeçtiler bir güle gebe kalmaktan.İlim enginliği ve mâna derinliği şaha kalkmış ummanların,Birkaç kurak sözle yok edilmek istendiği bir çağınKüf tutmuş merkezindeyiz…Ve bir doğuşun ölümlü izindeyiz;Her ezan hitamında salâ okunur… Buğulu camlara adımızı yazmanın vakti geçti çoktanNasır tutmuş ömrümüzden.Aynalara bakan sıcak gülümsemelerin vedası tekrarlanır gözlerimizde.Soğuk bir ciddiyet dökülür yüzümüzdenParmak uçları hissiyatını…
Devamı

Yüzümdeki Gam(ze)

Konuşmayı öğrendikten sonra sustumAnlam kazandı susuşlarım. Kelimelerin peşinden giden bir bilme dilencisiydim,Kırk yıl köleliğine mahkûm edecek bir ilme açıldı avuçlarım. Üftadeyim susuz şehrin merkezinde.Pür-hazan gönlüm, iftarsız oruçlarım. ‘Anne’ dediğimde geçen acılarım,Öpüldüğünde iyileşen yaralarım yoktu benim…Ter yağışlı, çetin yokuşlarım. Yumdum kelimelerimi, gölgesiz lehçelerle konuştum dünyayla…Dünya beni suçlar, ben dünyayı suçlarım. Yanağımdaki gamzeyiAncak yüzüm olgunlaştıktan sonra görebildim.…
Devamı

Pür Hata

Kara tünellerden geçer hayat, efsunuylaBir farizâ ‘of’ bırakır hayaller, sonuylaVe bir kere daha doğuyor ihtiyar GüneşDağların yamacını titreten bastonuyla Yürek yanınca, gözler saklar tüten dumanıBulutlar, susuz bir geçitten taşır ummanıBir annenin gözyaşı damlarken sokaklaraÇocuklar, karanlığa boyarlar asumanı Bu kâinat ki, hûn akar hep oluklarındanFaniliğin remzi okunur soluklarındanEllerimizden düşüp kaybolmuş kimliklerinİzini sürdük, yürüyerek ufuklarından Ağlayarak kundaklandık…
Devamı