Türkiye
kadimdolunay
info@kadimdolunay.com.tr

Kategori: Bab-ı Aşk

Gerçek misin, Sihir misin? Şair misin, Şiir misin?

Üç Noktam

Üç noktam… Noktasız cümlelerimiz vardı seninle. Ve üç nokta miktarınca susuşlarımız… Hüznün, sevincin, sinirin… Her duygunun ritmi başkaydı sende. Kalbinden kalbime dolanınca aşk kokulu nergislerin, Sen susardın ben seni dinlerdim, konuşurdum seni söylerdim. Sedef gözlüm, dolunaylı bir gecenin rengini taşırdı gözlerin… Santur nağmeleri gibi titreyen sesinle aşk’a kürek çeker sözlerin.   Mealim… Anlamı sensin heyecanı…
Devamı

Özlem Kokan Satırlar

Gözlerinin nehrine dalınca, bir (b)aşka akıyorum, Gönlümün sönmüş kandillerini sadece sana yakıyorum.   Kayısı ağaçlarının gölgesinde dinlenirken Kendimi rüzgarına bırakıyorum.   Kömürhan köprüsünden sana geçerken, Özlemlerimi Fırat’a atıyorum.   Sultan Suyundan sana koşuyor, Beydağından sana düşüyorum.   Bakışlarım sana uyuşuyor, İliklerime kadar sana üşüyorum.   Ah… Yüzün bir firuzende… Ölü ha(ya)llerimi ikliminle yaşatıyorum.   Seni…
Devamı

Üstadem

Ben, zengin cümlelerin zekâtıyla geçinen Bir fukara cümleyim ey sevilen. Baş hecem sen, son hecem bir hayalin iç çekişleri. Ümitsizlik boynumu büktüğünde, kalbime en yakın olur başım. Kalbimdekiler gözlerime yansıdığında görmen gerek bir hüznün nasıl yürekten yaktığını.   Sen, Güneş uyuyunca en sevgili niyazsın… Patikalar boyunca, yüreğim seni yazsın.   Nemli gözlerle gözlerinin güneşine baktığımda…
Devamı

Gözlerin Şiirden

Aşk’ı gözlerine dokumak… Yüzündeki nur, al güllere dönüşür birden Yüreğin can ikliminden, sözlerin nehirden Hangi yıldız unuttu sende göz kırpışını? Gülüşün aşk denizinden, gözlerin şiirden Güzelliğin, tüm renkleri söker bir resimden İsmin, yankılar savurarak uçar sesimden Hangi çiçeğin özünü çektin ki içine? Rayihan gül mevsiminden, nefesin nesîmden Aşk uyanınca, düşer gönül özüne hardan Leyle gizlenir…
Devamı

Anne

Bu şiiri okurken lütfen şunları düşünün. Şiirin ilk başlarında bebek daha anne karnında… Ardından dünyaya gelişinden söz ediyoruz. Şiire devam ederken bebek büyüyor ve ardından dünya telaşından söz ediyoruz. Ve ardından annesizliği anlatıyoruz..   ‘A ş k’ diyerek gösteriliyor meleği ömrümün… ‘A n n e’ diyerek süslüyorum Baharını gönlümün. A n n e … Ömrümün…
Devamı

Hicretin Aşk Yüzü

Bu şiiri okurken lütfen şunları düşünün… Peygamber Efendimiz (SAV)’in hicret için evinden çıkarken müşriklere doğru bir avuç toprak serpmesi… (Peygamberimiz kapıyı yavaşça açtı, yerden bir avuç toprak aldı ve yasin suresini okumaya başladı. Müşriklerin üzerine avucundaki toprakları serperken şu ayeti okuyordu: “Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik. Böylece onları sarıverdik. Artık…
Devamı

Fecir Vakti

Bir fecir vakti ölüm süzülüyor şakaklarımdan Rüyalar kaçıyor, aralanan göz kapaklarımdan Ruhum seyyahlığa düşüyor, bedenim baygınlığa… Ve sabahlar, hayr ile yorumlanıyor aydınlığa   Güneş doğum sancısında, uçuyor bütün sezgiler Fısıldıyor kulaklarıma bilinmeyen ezgiler Karanlık, şefkatle bırakıyor yere tüm renkleri Ve kıyamda düzeliyor yüreğimin tümsekleri   Şehadet duasıyla titrerken bütün parmaklarım, Dilime ayet incilerini işler dudaklarım..…
Devamı

Leyl-i Aşk

Dolunay, geceyi süslüyor ak saçlarıyla Yalnızlığın damarından kalbe giriyor Aşk Nazar eder yıldızlar lafbaz bakışlarıyla Karanlıklara, nurdan ihram giydiriyor Aşk   Alem-i mâna, ayetlerden okuyor aşkı Aşk sarhoşu yürekler tavaf ediyor arşı Rüzgâr, feryadını üflüyor dağlara karşı Cibril’i semalardan yere indiriyor Aşk   Aşk aralar kapıyı, kaybolur her düşünce Kavrulur sineler, ruh bedende üşüyünce Titreyen…
Devamı

Aşk Meltemi

Bu alemin uykusuna ram olmaz, kıyamda ayılan Bensizlik mehtabında açar gözünü, aşkta bayılan   Aşk, geceyi kuşatan bir nâlan… imtihanla yoğrulan Mim gibi eğilir, vâv gibi bükülür, aşkta doğrulan   Aşk, beklemektir; en sonlara düşer bu berzahta koşan Yârden gayrı kelâmlara pür lâl olur, aşkta konuşan   Umudun hayallenişiydi maviyi arşa bürüyen Yıldızları tutup, bulutları…
Devamı

Ben Sana İstanbul Dedim

Ben sana İstanbul dedim… İstanbul kadar gizemli, İstanbul kadar duygu yüklüsün. Hangi işaret gösterebilir ki İstanbul’un çehresindeki seni… Hangi göz görebilir ki böyle ahseni… Lügatsiz bırakıyorsun beni, söylenesi bunca söz içinde. Gözlerinin kuyusunda lehçe lehçe dökülüyorum Aşk alfabesinin telaffuzu mümkün olmayan harflerine. Dilsiz halimi hoş gör yâr; Çünkü lisanısın bakışlarımın.   Ben sana İstanbul dedim……
Devamı